Erdem Can
Erdem Can
16 Mayıs 2017 Salı 15:58
Sultan Vahdettin'in vefâtının 91.yildönümü
Osmanlı İmparatorluğu'nun 36. ve son sultanı ve 115. İslam halifesi olan Sultan Vahidüddîn vefâtının 91. Sene-i devriyesinde rahmetle yâd ediyoruz...
Sultan Vahidüddîn Kimdir
VI. Mehmet (Vahidettin) , (d. 2 Şubat 1861, İstanbul – ö. 15 Mayıs 1926) . 36. ve son Osmanlı padişahıdır.

Babası Sultan Abdülmecit, annesi Gülistu Kadın Efendi. Annesi o henüz çok küçükken vefat etti. Çocuk denecek yaşlarda hem öksüz, hem yetim kalan Mehmet Vahdettin, babası Sultan Abdülmecit'in kadınlarından Şayeste Kadın tarafından büyütüldü. Sultan Abdülaziz'in saltanatı sırasında henüz bir çocuk olduğu için serbest yetişti. Eğitim ve öğrenimi ile ağabeyi Sultan II. Abdülhamit henüz padişah değilken bile yakından ilgilendi. Sultan II. Abdülhamit, saltanat yıllarında da bu tutumunu değiştirmedi, ona hep değer verdi ve onu korudu. Bu yüzden ağabeyinin saltanat yıllarında rahat bir hayat yaşadı.

Sultan Mehmet Reşat, padişah olduğu zaman, yaş bakımından Mehmet Vahidettin'den daha büyük olan Sultan Abdülaziz'in oğlu Yusuf İzzettin veliaht idi. Yusuf İzzettin'in ölümü üzerine veliahtlığa Mehmet Vahdettin getirildi. Veliaht olarak bulunduğu yıllarda, I. Dünya Savaşı çıktı. Savaş sırasında Osmanlı Devleti'nin veliahtı olarak Almanya'ya resmi bir gezi yaptı. Bu seyahatinde yanında Mustafa Kemal'de bulunudu. Sultan Mehmet Reşat'ın ölümü üzerine, Sultan VI. Mehmet Vahidettin sanı ile padişah oldu.

4 yıllık bir saltanattan sonra Kurtuluş Savaşının kazanılması üzerine 17 Kasım 1922 tarihinde Türkiye'yi terketti. 15 Mayıs 1926 tarihinde San Remo'da kalp yetmezliğinden dolayı 65 yaşında vefat etti.

Erkek çocukları: Mehmet Ertuğrul Efendi. 
Kiz çocukları: Rukiye Sultan, Sabiha Sultan, Fatma Ulviye Sultan

Mustafa Kemal'i Samsun'a Vahdettin Gönderdi

belgelerlegercektarih.com'da yayınlanan haber'de
"Yalan ve kan üzerine inşa edilmiş olan Türkiye Cumhuriyeti’nde, adeta slogan üretme vazifesiyle mücehhez kılınan mekteplerin, Cüneyt Arkın’ın başrol oynadığı “Dünyayı Kurtaran Adam” adlı sinema filmi tadında anlattıkları masallara göre, -haşa- vatanı satan Padişaha isyan edip yokluk içinde, beş parasız, bütün imkanlardan mahrum bir şekilde kırık dökük, pusulasız bir vapurla gizlice Samsun’a çıkan ve Anadolu’daki kıyamı başlatan M. Kemal Atatürk, 7 düveli vatandan kovmuş ve yere serilmiş, pes etmiş bir milleti yoktan var etmiştir…

Öyle ya, M. Kemal’in kurduğu rejimde M. Kemal’in düdüğü ötmeliydi… Böylece haliyle, “sözde” tarihçilerin yazdıkları kitaplarda, Osmanlı Devletini tarih sahnesinden silen ve yeni bir devlet kuran M. Kemal Atatürk göklere çıkarılacak, Osmanlı ise kötülenecekti. Eğer Sultan Vahidüddin’in temsil ettiği “Saltanat” kaldırılıp, M. Kemal’in temsil ettiği “sözde Cumhuriyet” kurulacak olmasaydı, doğal olarak kimse Sultan Vahidüddin’e hain damgasını basma ihtiyacını duymayacaktı. Süleyman Demirel’in itiraf ettiği gibi, Osmanlı’yı kötülemeye “mecburdular.”[1] Buna göre padişah -haşa-, “vatanı satmış” bir “hain”, M. Kemal Atatürk ise “vatanı kurtarmış” bir “kahraman” olarak takdim edildi. Ancak ne gariptir ki, koskoca vatanı sattığı iddia edilen Padişah yokluk ve borç içinde hayata gözlerini yumarken, “kahraman” yapılan M. Kemal Atatürk -halkın sefaletine rağmen- debdebeli, lüks bir hayat sürmüştür.[2]

Mekteplerden, daha doğrusu slogan üretim merkezlerinden mezun olan sloganzedelere bunların yalan olduğunu kabul ettirmek, ünlü fizikçi Albert Einstein (Aynştayn)’ın dediği gibi “atom parçalamaktan” daha zordur. Ancak, “Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır” Hadis-i Şerif’ine muhatap olmamak için, Kadir Mısıroğlu ve Ahmed Akgündüz gibi büyüklerimizin eserlerinden de istifade etmek suretiyle kendi çapımızda hakikatleri söylemek vazifesini ifa etmek durumundayız. Hele M. Kemal Atatürk’ün partisi CHP’de Genel Başkanlık koltuğunda oturmuş olan Bülent Ecevit’in bile, “Vahdettin Hain değildi”[3] itirafından sonra bizim susmamız düşünülemez.

Evet, Sultan Vahidüddin hain değildi ve Enver Paşa başta olmak üzere birçok kişinin karşı çıkmasına rağmen[4] M. Kemal’i Samsun’a göndermiştir. Bunu söyleyince, mekteplerde yavrularımızı kandırmayı kendilerine şiar edinmiş kemalistlerden akıl almaz derecede komik olan şöyle bir itiraz yükseliyor: “Ama efendim, müfettiş olarak gönderdi.”


[4] no’lu dipnot ile ilgili… Enver paşanın, M. Kemal’in Samsun’a gönderilmesine mani olmak için Sultan Vahidüddin’e gönderdiği mektup:Devamı için http://belgelerlegercektarih.com/2012/11/24/ataturku-samsuna-vahdettin-gonderdi-belgelerle/

Haber:Erdem Can 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.