Şule Altınel
Şule Altınel
19 Nisan 2017 Çarşamba 17:12
Mustafa Destici: Avrupa Türk milletinin iradesine saygı duymuyor

Tunceli'de yaşanan talihsiz helikopter kazasında şehit olan 12 vatandaşı anan Destici, 'Dün milletimiz için üzücü bir gündü. Önce Ağrı'dan bir şehit haberi aldık. Daha sonra da Tunceli'de düşen helikopterde 7 polis memurumuzun, bir hâkimimizin, bir astsubayımızın ve 3 mürettebatımızın şehit olduğu haberini öğrendik. Acımız büyük. Şehitlerimize Allah'tan (cc) rahmet diliyorum. Ailelerine başsağlığı diliyorum. Diğer taraftan İçişleri Bakanlığımıza, Emniyet Teşkilatımıza, Türk Silahlı Kuvvetlerimize, Adalet Bakanlığımıza da başsağlığı diliyorum. Milletimizin başı sağ olsun. İnşallah milletimiz bir daha böyle acılar yaşamaz. Rabbim bu tür acıları bir daha milletimize yaşatmasın' dedi.

'Bunu küçümsemeye kalkmak doğru değildir'

Hafta sonu yapılan Halkoylamasınıa ,ilişkin değerlendirme yapan Destici, '16 Nisan'da bir halk oylaması yapıldı ve millet açık ve net bir şekilde tercihini ortaya koydu. Fakat tartışmalar bir türlü bitmek ve tükenmek bilmiyor. Hangi tarafa oy verilmişse milletin tercihi o yönde tecelli etmiş sayılır ve uygulanır. Şimdi burada sadece 50 artı bir değil 50 artı 685 bin olmuştur. Bunu küçümsemeye kalkmak, yok saymak ya da başka Saiklerle izah etmeye çalışmak doğru değildir. Evet tercihinde bulunan vatandaşlarımızın tercihine ve milli iradeye büyük bir saygısızlıktır. ‘Hayır’ oyu kullananların tercihi ne kadar muteberse ‘Evet’ tercihinde bulunanların oyu da o kadar muteberdir.” Diye konuştu.

'Zafer üç partinin zaferidir'

Destici evet oylarının nereden geldiği tartışmasının anlamsız olduğunu belirterek şunları ekledi: Şu açık ve nettir. Evet diyenler AK Parti, Milliyetçi Hareket Partisi ve Büyük Birlik Partisi olmuştur. Zafer bu üç partinin zaferidir. Evet diyenlerin zaferidir. Bunu açık ve net şekilde ifade etmek istiyorum. Bazıları bu oyların ‘Kürt oyu olduğunda’ bahsediyor. Biz Kürdü Türkmen’i, Çerkez’i Laz’ı, Doğulusu batılısı,  Boşnağı, Arnavut’u, Alevi’si Sünni’si hep birlikte Büyük Türk Milletiyiz. Bir kere bu şekilde oyları tasnif etmek etnik bölücülüktür. Bunu kabul etmediğimizi açık ve net olarak belirtmek istiyorum.

'Bu millet terörle müzakereye Hayır demiştir'

Bir kere evet tercihinde bulunanlar aynı zamanda şu anda terörle mücadeleye açık destek vermişlerdir. Bunun böyle anlaşılması ve okunması lazım. Bu millet terörle müzakereye Hayır demiştir. Burada çok açık bir sonuçta PKK ve uzantısı HDP açıkça Hayır demiştir. Bir daha PKK ile masaya oturmayı aklından geçirenler ya da bu yolda girişimde bulunmaya çalışanlar, onun özlemin içerisinde olanlara da bu Evet kararı bir cevaptır. Bunun böyle bilinmesi lazım. Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile PKK'yı masaya oturtmaya aklından geçirenler bu hayallerini akıllarından çıkarsınlar. Artık o dönem kapanmıştır, sonuna kadar PKK'nın kökü kazılana kadar mücadele edilecektir. Evet’in en önemli anlamlarından bir tanesi budur.

'Boş hayallere kapılmamalarını tavsiye ederiz'

Burada özellikle ‘Evet’ tercihinde bulunan bölgelerimize, illerimize de Kürdüyle Türkmen’iyle ile Alevi’siyle Sünni’siyle saygısızlık yapmamak gerekir. Burada en büyük destek İç Anadolu bölgesinden gelmiştir. Sivas, Kayseri, Konya vb. illerimiz buradaki seçmenlerimize de ayrıca teşekkür etmek gerekir. Karadeniz Bölgesi'nde Trabzon, Samsun, Bayburt en yüksek oranda Evet demiştir. Doğu Anadolu'da Erzurum, Malatya başta olmak üzere bütün illerimiz, Güneydoğu Anadolu’muzda Kahramanmaraş, Gaziantep, Şanlıurfa, Marmara'da Sakarya, Kocaeli bu illerimizin ve bu bölgelerimizin çok yüksek oranda desteği olmuştur. Bu seçimin sonucunun sadece belli bir noktaya bağlayıp oradan da müzakere hayali görenler bu hayallerinin boşa çıkacağını bu seçim sonucunda görmüş oldular. Boş hayallere kapılmamalarını tavsiye ederiz.

'ilçem Günyüzü yüzde 72 evet dedi'

Burada açık ve net olarak şunu da söylemek isterim ki bu referandumda Büyük Birlik Partisi ve Türk Milliyetçileri en yüksek oranda destek vermişlerdir. Bunu tartışma konusu yapmak bunun aksine bir takım görüşler beyan etmek sadece ve sadece müzakere hayali kuranların işidir. Başkasının işi değildir. Bu açık ve nettir. Bunun en önemli göstergelerinden birisi de ilçem Günyüzü’nün yüzde 72 demesidir. Bu hususta ailem ve hemşehrilerime teşekkür ederim.

'Bizim kararımızla birlikte evet oyları arttı'

Bizim Evet kararımızı açıkladığımız 10 Mart’ta henüz Evet oyları yüzde 50’nin üzerine çıkmamıştı. Yüzde 10’un üzerinde kararsız bir seçmen kitlesi vardı. Bizim kararımız özellikle bu seçmen kitlesi üzerinde etkili oldu ve Evet yüzde 50’yi geçti. Şunu unutmamak gerekir ki; burada ‘Evet’ cephesinin zaferi olduğunu söylüyorum. Bu süreç başladığında yüzde 35’lerle başlayan Evet seçime yüzde 51,5 ile bitirmiştir. Zafer dememizin en önemli sebeplerinden bir tanesi de budur. Burada bir zafer varsa Evet cephesini zaferidir asla ve kata buna kimsenin gölge düşürmesine müsaade edilmemelidir.

'Toplumu kutuplaştırmak kabul edilebilir bir şey değildir'

Seçim sonuçları ile ilgili herkes hukuk içerisinde gerekli mercilere itirazları yapabilirler. Biz bunu saygıyla da karşılıyoruz. Ama bunu yaparken de Evet tercihinde bulunanların ya da Evet oylarının yok sayılarak hareket edilmesini doğru bulmadığımızı açık bir şekilde ifade etmek istiyorum. Seçimin sonucunda yasal hakkını arayanlara söyleyecek bir sözünüz yoktur. Lakin seçimin sonucunu gayri meşru ilan etmek ya da tanımamak gibi ifadelerde bulunmak en hafifi ile milletin iradesine ve evet tercihinde bulunanlara büyük bir saygısızlıktır. Hele ki bunun üzerinden toplumu bölmek kutuplaştırmak kabul edilebilir bir şey değildir. Yüksek Seçim Kurulu gibi “kurumlarımız yıpratılmamalıdır. Elbette itirazlar yapılmalıdır. Bunlar dediğimiz gibi hukuki boyutta ve seviyesi muhafaza edilerek yapılmalıdır.

'Hayır oyları daha da fazla çıksaydı bu itiraz yapılacak mıydı'

Seçim güvenliğinin tek bir usül işlemine bağlanmadığı aksine birden çok mekanizmayla bu güvenliğini temininin amaçlandığı görülmektedir. Burada önemli olan milletin tercihinin yüksek oranda tam ve doğru bir şekilde sandığa yansıtılmasıdır. Bakılması gereken esas mesele budur. Yani milletin tercihi yüksek oranda tam ve doğru olarak sandığa yansımış mıdır buna bakılmalıdır. Önemli olan husus budur. Şunu da ifade etmek istiyorum. YSK bu mühürsüz oyları kabul edilmesiyle ilgili kararını sandıklar kapanmadan önce oy işlemi sürerken vermiştir. Hâlbuki buraya itiraz oylar sayılıp, Evet tercihi belli olduktan sonra alenen yapılmıştır. Acaba Hayır oyları daha da fazla çıksaydı bu itiraz yapılacak mıydı diye sormak da herhalde bir vatandaş olarak bizim hakkımızdır diye düşünüyoruz.

'Avrupa Türk milletinin iradesine saygı duymuyor'

Seçimin yenilenmesi ile ilgili talepler var. Bu referandum ile ilgili YSK ve hukuk kararını verecektir. Tekrar referandum isteniyorsa önümüzde idam ile ilgili bir referandum yapılacaktır. Orada tekrar görüşelim tercihi bakalım milletinin tercih Evet mi hayır mı çıkacak orada göreceğiz. Avrupa'dan gelen tepkiler de kabul edilebilir değildir. Tam bir çifte standarttır. Avrupa Türk milletin iradesine saygı duymadığını açık ve net bir şekilde ortaya koymuştur. Kendi beklediği yönde tercih çıkmadığı zaman ne kadar çifte standartçı olduğunu göstermiştir. Avrupa Güvenlik ve İç Birliği Teşkilatının (AGİT) Raporu elbette önemsenmelidir. Elbette değerlendirilmelidir. Ama onların da tarafsız olduğunu düşünmüyorum. Eğer Hayır tercihi daha fazla çıksaydı AGİT böyle bir rapor hazırlayacak mıydı? Bunu da aklımızın bir köşesinde tutalım diyorum.

Evet, kararı ile birlikte sonuçlar kesinleşip resmi gazete de yayınlandıktan sonra ülkemiz yeni bir sistemle yönetilecek. Ülkemiz 1980 darbecilerin yaptığı 1982 Anayasası'nın ürünü olan anti-demokratik sistemden kurtulunacak yeni bir sistemle yönetilecek. Bir kere daha vurgulamak istiyorum. Evet derken biz şunu çok önemsemiştik. İlk defa Türkiye'de hür seçimlerle oluşmuş sağın iki büyük partisi AKP ve MHP milletvekilleri ile bir sistem teklifi değişikliği yapıldı. Önce anayasa komisyonunda görüşüldü, kabul edildi sonra meclis genel kurulunda kabul edildi ve en sonunda milletin tercihine sunularak milletimiz tarafından kabul edildi bunu çok önemsiyoruz. 

'Ciddi adımlar atılmalı'

İşimiz burada bitmedi. Şimdi uyum yasaları çıkartılacak. Bu uyum yasaları sürecine bütün siyasi partilerimizin destek olması lazım ve bütün siyasi partilerimizin katkısının da alınması lazım. Burada özellikle siyasi partiler yasasının ve seçim kanununun demokratikleştirilmesi ile ilgili mutlaka ciddi adımların atılması lazım. Bunu beklediğimizi ve takipçisi olacağımızı bir kere daha buradan vurgulamak istiyorum. Bu sistem ile ilgili pek çok tereddüdü ortadan kaldıracaktır. AK Parti başta olmak üzere Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhuriyet Halk Partisi buna katkı vermelidir.

'Milletvekili dağılımının daha adil bir şekille dönüştürülmeli'

Millet milletvekillerini kendisi belirlemelidir. Ön seçimle tercihli sistemle Ankara'da Parti Genel merkezlerinde milletvekilleri listesi hazırlanıp milletin önüne konulmamalıdır. Bundan kurtulmak için barajın sıfırlanması lazım ve milletvekili dağılımının daha adil bir şekille dönüştürülmesi lazım. Güvenoyunun ve gensorunun olmadığı bir parlamentoda parlamento seçimlerinde baraj anlamsızdır. Bununla birlikte ülkemizin temel problemleri var. Artık bu tartışmalardan sıyrılıp bu temel problemleri çözme noktasında hep birlikte odaklanmalıyız. Başta Terör. Bakın önümüz bahar. Ülkemiz ve Türkiye için en yakın ve en ciddi tehdit PKK ve onun uzantılarıdır. Dolayısıyla burada mücadele mevcut haliyle bütün unsurlarına karşı topyekûn şu anki azim ve kararlılıkla cesur bir şekilde tamamen kökü kazanana kadar devam etmelidir ve hep birlikte buna destek verilmelidir. Biz Büyük Birlik Partisi olarak bunu sonuna kadar destekliyoruz.

'Millet iradesi tecelli etmiştir'

Bu seçim kamplaşma sürecine dönüştürülmemelidir. Toplum ayrıştırılarak, kamplaştırılarak çatışmaya götürülmeye çalışılıyor. Buna karşı uyanık olmalıyız. Bir takım Emperyalist küresel güçlerin ve onları içerideki işbirlikçilerinin oyunlarına ve tezgâhlarına düşmemeliyiz. Bu seçimlerde vatan ve millet sevdalısı olan ama hayır tercihinde bulunan vatandaşlarımızın buna azami derecede dikkat etmesi lazım. Tercih de herkes bulunmuştur. Millet iradesi tecelli etmiştir. Artık bunun ötesine geçmek ülkemizin birliğine vatanımızın bütünlüğüne milletimizin birliğine zarar verir. Bu boyutlara getirmemek lazım bu boyutları getirmeye çalışanlara da asla ve kata prim vermemek lazım ve onları peşine takılmamak lazım bunu burada söylemeyi bir borç ve yükümlülük olarak görüyorum.

'Tasarruf edeceksiniz üreteceksiniz ve istihdam sağlayacaksınız'

Başta işsizlik olmak üzere dövizdeki yükseliş, yüksek enflasyon, borç sarmalı bütün bunlara baktığımız zaman esnafımızın Asgari ücretlimizin tüm ücretlerimizin sıkıntıları vardır. Köylümüzde, çiftçimizin de sıkıntıları vardır. Bunların giderilmesi noktasında her türlü önlem ve tedbir alınmalı her türlü destek ve teşvik verilmelidir. Türkiye ekonomisini nasıl düzlüğe çıkacağı açık ve nettir. Tasarruf edeceksiniz üreteceksiniz ve istihdam sağlayacaksınız. Bunları yapacaksınız. Ne yapmayacaksınız. Müsrif olmayacaksınız. Borç ve faizden uzak duracaksınız. Yüksek enflasyondan uzak duracaksınız. Milletimizi tüketim toplumu yapmayacaksınız. Üretim toplum haline dönüştüreceksiniz. Bunu yapacaksınız.

Destici, Efendimiz'i andı

Kutlu Doğum Haftası içerisindeyiz. Ben bu vesile sevgili Peygamberimiz Resulü Ekrem Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (S.A.V)’i onun Ehli Beytini, ashabını bir kere daha saygıyla hürmetle anıyorum. Rabbim inşallah bu milletten Allah sevgisini, Resulullah sevgilisine, ezan sevgisini, bayrak sevgisini, millet sevgisini ve vatan sevgisini eksik etmesin. Bir kere daha tüm vatandaşlarımızın, tüm Müslüman kardeşlerimizin, İslam âleminin hem mübarek üç aylarını ve hem de önümüzdeki Miraç kandilini tebrik ediyorum.

'Türk milliyetçilerinin bölünmesine değil birleşmesine ihtiyacı vardır'

Destici son olarak MHP’den ayrılanların yeni parti kurması yönünde iddialarına şuşekilde değerlendirdi: Biz bu süreci yaşamış bir siyasi partiyiz. Tüm ülküdaşlarıma, tüm Türk Milliyetçilerine çağrım şudur:  Türkiye'nin ülkücülerin ve Türk milliyetçilerinin bölünmesine değil birleşmesine ihtiyacı vardır. Benim mesajım budur. Bu anlamda Büyük Birlik Partisinin kapısı da gönlü de, yüreği de bütün Türk milliyetçilerine, ülküdaşlarımıza, Bu vatanda bir ve beraber yaşama iradesi ortaya koyan, bu bayrağın altında bir ve beraber yaşamak iradesi ortaya koyan tüm vatandaşlarımıza da açıktır. Bölünmek değil birleşme zamanıdır.


 

Anahtar Kelimeler:
BbpMustafa Destici
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.