Haberandum Özel
Haberandum Özel
13 Temmuz 2017 Perşembe 10:53
Birileri yine provokasyon peşinde

15 Temmuz 2016'dan bu yana gerek CHP'nin kontrollü darbe söylemleri, gerekse hukuksal açıdan birileri eliyle oluşturulan mağduriyetlerle, toplumda sürekli bir güvensizlik duygusu ve FETÖ ile mücadeleye karşı itimatsızlık hissi yayılmaya çalışılıyor. 

FETÖ'cülerin gizli haberleşme programı Bylock'u kullandığı aylar öncesinden tespit edildiği halde bazı şahısların tam da düğün günü ya da doğum yaptığı gün gözaltına alınmaları, polislerin şikayetlerine konu olan aşırı mesailer, uzun vardiyalar ve tatil imkanı bulamamaları, işçilerin tazminatlar konusundaki sıkıntıları, çiftçilerin sıkıntıları, çeşitli partilerin mensuplarının sürpriz bir şekilde FETÖ'den gözaltına alınmaları vs. gibi uygulamalarla devlet içinde birileri adeta devletin kendisine operasyon çekiyor. 
Geride bıraktığımız son bir haftada bile, muhafazakar çevreden Yusuf Kaplan gibi bazı isimlerin bile tepkisine sebep olan, Saadet Partili bir ismin FETÖ suçlamasıyla tutuklanması, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ve aile fertlerinin infaz edilme görüntülerini içeren 15 Temmuz konulu bir filmin fragmanlarının servis edilmesi, Cumhurbaşkanlığı adına ve 15 Temmuz anısına hazırlanan afişlerdeki tepki toplayan garabetler bu operasyonun ardı arkası kesilmeden devam ettiğinin açık göstergesi.

Özellikle son bir ayda CHP lideri Kılıçdaroğlu'nun Ankara'dan başlattığı ve terör örgütlerinin de alenen destek verdiği "Adalet" yürüyüşü, tam da toplum içerisinde oluşturulmaya çalışılan bu güvensizlik hissini daha da yayma ve pekiştirme amacıyla yapılmış, Kılıçdaroğlu yürüyüş sonrası İstanbul Maltepe'de yaptığı mitingte, adeta darbeci zihniyete arka çıkan 10 maddelik sözde bir manifesto açıklamıştı. Yeni Şafak yazarı Kemal Öztürk'ün, Kılıçdaroğlu'nun bu konuşmasının kodlarını rakamlarla ortaya koyan analizini okumanızı öneririz. 

Devlet içinde birilerinin, gerek yargıdaki ve bürokasideki uzantılarıyla, gerek siyasi partiler ve sivil toplum ya da meslek örgütlerindeki uzantılarıyla nasıl da operasyona devam ettiğini görmemek için biraz saf olmak gerekiyor.

Operasyonun hedefinde elbette Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan var. Başkanlık seçimine kadar Erdoğan'ı destekleyen seçmenlerin kafasını bulandırmak var. Fakat Fatih Altaylı'nın Teke Tek programında gazeteci Nedim Şener'in de dediği gibi, gerek bu güvensizlik hissi oluşturma amaçlı operasyonlar, gerekse CHP eliyle yayılmaya çalışılan kontrollü darbe söylemleri, 20 Temmuz darbesi safsatası, Erdoğan'ı destekleyen kitlede en ufak bir çözülmeye sebep olmuyor. Zaten 15 Temmuz'un yıldönümüne doğru meydanları doldurmaya başlayan zinde kitleler de bunun bir göstergesi.

ABD ve Almanya yine provokasyon peşinde

İşte tam da kalabalıkların meydanları doldurmaya başladığı bugünlerde ABD ve Almanya'dan provokatif bir uyarı geldi. ABD ve Almanya Ankara Büyükelçilikleri, vatandaşlarını darbe girişiminin yıldönümünde kalabalıklardan uzak durmaya ve dikkatli olmaya çağırdı.

ABD Ankara Büyükelçiliği'nin internet sitesinden yapılan açıklamada, "15 Temmuz ve önceki günlerde, darbe girişimi yıldönümüyle ilgili olarak ülke genelinde halka açık yerlerde toplantı ve gösteriler gibi büyük etkinlikler gerçekleşebilir. ABD'nin Türkiye Büyükelçiliği, Türkiye'de yaşayan veya Türkiye'de seyahat eden ABD vatandaşlarını dikkatli olmaya ve gösteriler ile büyük kalabalıklardan uzak durmaya çağırıyor" denildi. Büyükelçilik ayrıca vatandaşlarını yerel haberleri takip etmeye çağırarak barışçıl gösterilerin bile ‘şiddet' riskini taşıdığı iddiasında bulundu.

Alman Dışişleri Bakanlığı'nın internet sayfasında güncellenen seyahat ve güvenlik uyarısında ise, ülke genelinde gösteri ve büyük etkinlikler olabileceği kaydedilerek, Türkiye'ye gidecek Alman vatandaşlarının politik gösteriler ve büyük kalabalıklardan uzak durmaları istendi. Açıklamaya, darbe girişimi sonrası Türkiye'de OHAL ilan edildiği ve halen yürürlükte olduğu bilgisi de eklendi.

ABD ve Almanya FETÖ'ye sürekli arka çıkıyor

ABD, diğer PYD, PKK ve YPG terör örgütleri konusunda olduğu gibi FETÖ konusunda  da Türkiye ile işbirliğine yanaşmadığı gibi, FETÖ liderini iade etmek yerine Pensilvanya'da rahatını sağlamak için her türlü imkanı da sunuyor. Darbe girişimi sonrası soluğu ABD'de alan FETÖ'cü teröristlerin yakalanması ve teslim edilmesi konusunda da ABD'nin samimiyetsiz tavrı dikkatlerden kaçmıyor. Mesela şehit Ömer Halisdemir'in vurduğu darbeci general Semih Terzi ile ilgili "müttefikimiz" diyen ABD, şehit Halisdemir'in resminin basılı olduğu 15 Temmuz anısına yapılmış afişlerin Washington Bölgesi'nde asılmasına izin vermeyerek samimiyetszliğini bir kere daha ortaya koydu. MÜSİAD ABD Şubesi tarafından hazırlanan bilgilendirme ilanları, tramvay ve metro duraklarındaki panolara astırılmadı.

Almanya ise gerek FETÖ'cü teröristlere gerekse MİT tırları soruşturması ile ilgili FETÖ'ye destek mahiyetinde yayınlar yapan ve ardından da Almanya'ya sığınan Can Dündar gibi hainlere kol kanat germekten geri durmuyor.

ABD ve Almanya'nın bu açıklamaları elbette, daha önce de olduğu gibi, meydanlardaki zinde kalabalıkları sindirme, sanki her an bir olay olacakmış hissine kapılıp dışarı çıkmalarına engel olma amacı taşıyor. Bu iki ülkenin kol kanat gerdikleri darbeciler sosyal medya üzerinden sürekli algı operasyonlarına devam ederken, yurt içindeki uzantıları da boş durmuyor. Özellikle başkanlık referandumu sürecinde %49,5 oy alan ve 2019 için daha da umutlanan muhalif çevreler, her türlü terör unsurlarını da yanlarına alarak bu mücadeleyi 2019'daki başkanlık seçimine kadar sürdürecek gibi görünüyor.

Hedefteki isim olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı yıpratmak ve 2019'daki seçimlerde başarısız olmasını sağlamak için ellerinden gelen her şeyi yapacaklar. 15 Temmuz 2016'da yaşananlar gösterdi ki, ağaç meselesiyle başlattıkları Gezi Parkı eylemlerini memleketin en büyük projelerine karşı ayaklanmaya dönüştürenler, son operasyonları da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın şahsında tüm Türkiye'ye çekiyor. Dolayısıyla memleketteki her ferdin her türlü provokasyona karşı uyanık ve dikkatli olması lazım.



ABD'de metro ve tramvay duraklarına asılmasına izin verimeyen MÜSİAD afişi

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.